Sözcükte Anlam
Gerçek, mecaz, terim anlam; eş-zıt-sesteş sözcükler ve anlam olayları.
KPSS Konuları › Türkçe
Gerçek, mecaz, terim anlam; eş-zıt-sesteş sözcükler ve anlam olayları.
Temel Anlam Türleri
• GERÇEK (TEMEL) ANLAM: Sözcüğün akla ilk gelen, sözlükteki ilk anlamı. 'Çocuk elini yıkadı.' (el = organ) • YAN ANLAM: Temel anlamla ilgisini koruyan, benzerlik yoluyla kazanılan yeni anlam. 'Masanın ayağı kırıldı.' (ayak = destek bölümü — insan ayağına benzediği için) NOT: Yan anlam genellikle somut varlıklarda görülür. • MECAZ ANLAM: Sözcüğün gerçek anlamından TAMAMEN uzaklaşarak kazandığı anlam. 'Bu konuda çok pişkin davrandı.' (pişkin = utanmaz) 'Sözlerim ona ağır geldi.' (ağır = incitici) • TERİM ANLAM: Bir bilim, sanat veya meslek dalına ait özel anlam. 'Üçgenin açıları toplamı 180 derecedir.' (açı, üçgen = matematik terimi) 'Oyunun ikinci perdesi başladı.' (perde = tiyatro terimi)
Sözcükler Arası Anlam İlişkileri
• EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ): Yazılışı farklı, anlamı aynı. kara-siyah, okul-mektep, yıl-sene, hediye-armağan, cevap-yanıt. DİKKAT: Her bağlamda birbirinin yerine kullanılamaz. 'Kara haber' denir, 'siyah haber' denmez. • ZIT (KARŞIT) ANLAMLI: Anlamca birbirinin karşıtı. uzun-kısa, gelmek-gitmek, aç-tok. DİKKAT: Olumsuzluk zıtlık değildir. 'gelmek' ile 'gelmemek' zıt anlamlı DEĞİLDİR. • SESTEŞ (EŞ SESLİ): Yazılışı ve okunuşu aynı, anlamı farklı. yüz (sayı / surat / yüzmek eylemi), gül (çiçek / gülmek), dolu (boş olmayan / yağış türü). DİKKAT: Uzun okunan (şapkalı) sözcükler sesteş sayılmaz: hâl-hal, âşık-aşık. • YAKIN ANLAMLI: Anlamları benzer ama tam aynı değil. dilemek-istemek, güç-kuvvet, çevirmek-döndürmek. • GENEL-ÖZEL ANLAM: varlık > canlı > bitki > ağaç > çam (genelden özele).
Anlam Olayları
• ANLAM DARALMASI: Sözcüğün eski anlamı daralmıştır. 'oğul' (eskiden her çocuk → şimdi erkek çocuk), 'davar' (eskiden tüm hayvanlar → şimdi koyun-keçi). • ANLAM GENİŞLEMESİ: 'dal' (ağaç dalı → bilim dalı), 'ödül' (yalnızca güreşte verilen → her alanda). • ANLAM İYİLEŞMESİ: 'yavuz' (kötü, zalim → yiğit, iyi). • ANLAM KÖTÜLEŞMESİ: 'canavar' (canlı varlık → yırtıcı hayvan). • AD AKTARMASI (MECAZ-I MÜRSEL): Benzetme amacı OLMADAN, parça-bütün ilişkisiyle kullanım. 'Sobayı yaktık.' (sobanın içindeki odun) 'Ankara açıklama yaptı.' (Ankara = hükümet) 'Bu şairi çok severim, hepsini okudum.' (şair = eserleri) • DEYİM AKTARMASI (İSTİARE): Benzetme amacıyla. İnsandan doğaya: 'Ağaçlar el sallıyordu.' (kişileştirme) Doğadan insana: 'Bu adam tam bir tilki.' Duyular arası: 'Sıcak bir ses', 'tatlı bir bakış'.
Somut-Soyut ve Nicel-Nitel
• SOMUT: Beş duyudan biriyle algılanabilen. taş, su, ağaç, ses, koku. • SOYUT: Algılanamayan, akılla kavranan. sevgi, özgürlük, korku, düşünce. • SOMUTLAŞTIRMA: Soyut kavramın somut gibi anlatılması. 'Sevgi tohumları ekti.' • SOYUTLAŞTIRMA: Somut sözcüğün soyut anlamda kullanılması. 'Yüreği taş kesildi.' • NİCEL ANLAM: Ölçülebilen, sayılabilen özellik. 'Uzun bir yol', 'ağır çanta', 'geniş oda'. • NİTEL ANLAM: Ölçülemeyen, kişiye göre değişen özellik. 'Ağır bir söz', 'derin bir düşünce', 'güzel bir film'. Aynı sözcük her ikisi olabilir: 'ağır çanta' (nicel) / 'ağır konuşma' (nitel).
Son güncelleme: 19 Ağustos 2026